Fethiye Turları

06 Kasım 2008 Yazan admin  
Kategori Fethiye Turları

Fethiye Tatili`niz sırasında, burada düzenlenen en güzel iki deniz turundan yararlanarak fethiye`nin doğal güzelliklerini,yeşilin turkuaz sularla buluştuğu eşsiz doğa`sını görebilir,Hoşca vakit geçirebilirsiniz.Fethiye Ölüdeniz ve Fethiye Marina`da bulunan Yat Acentaları aracılığı ile düzenlenen günübirlik turlarla yada kiralayacağınız özel tekneler ile bu doğa cenneti yeri en iyi şekilde gezersiniz.

12 Adalar Turu

Adalar Turu deniz ve güneşin bütün cömertliğini sunduğu Fethiye`de vazgeçilmez dinlenme yöntemidir.Uğranılan her adada verilen ve ortalama 45 dakika süren molalar sırasında,kendinizi dupduru denizin masmavi sularına bırakarak,derinlerde yüzmenin doyumsuz zevkini yaşayabilirsiniz.Balık,köfte,makarna ve salatadan olulan öğlen yemeğini denizde yemenin zevkinide yaşayacağınız bu seyahat esnasında isterseniz iskelede güneşlenebilir.İsterseniz masanızda çayınızı yudumlayabilir,İsterseniz çokşun müzikler eşiliğinde dans edip gönlünüzce eğlenebilirsiniz.Hertürlü soğuk ve sıcak içeceğide bulabileceğiniz tekne turları unutamadığınız Anılarınız arasında yerini alacaktır.Fethiye`den saat 10:30 da kalkan teknele,Şovalye adası, Kızıl ada, Deliktaş adası, Yassıcalar, Tersane Adası, Cleopatra Hamamı, Bedri Rahmi Koyu ve göbün koyu`na uğradıktan sonra,sat 18:00 de tekrar fethiye`ye döner.Yapılan bu gezilerde  bütün gün denize girilebilir.Birbirinden güzel çok sayıda koy ve adaların bulunduğu fethiye ve çevresi,Yatlar ve mavi yolculuk teknelerinin en gözde yerleri arasında yer alır.

fethiye

Tersane Adası

Fethiye körfezi`ndeki en büyük adalardan olan tersane adası,nda bulunan antik kalıntılar arasında yıkılmış bir gözetleme kulesi ve kısmen korunmuş bir mezar  vardır.Geçmişt kücük gemilerin yapım,bakım ve onarımının yapıldığı tersane nedeni ile tersane adası adını almıştır.Burada balıkçıların yaz limanı ve kış limanı olarak adlandırdıkları korunakları koyları ile yatçılar için bölgenin en güvenli demir atma yeridir.

fethiye prens adası

Prens Adası

Bir prensin otuz yıl kadar önce burada yaşamış olması nedeni ile prens adası olarak bilinen ada,üzerinde domuzların yaşamış olması münasebeti ile domuz adası olarakda anılmaktadır.Prens adası`nda teknelerin yanaşmasına elverişli bir liman vardır. Adanın güneyinde Darboğaz onun güneyinde ise Göbün Koyu yer alır.Göbün Koyu Mavi yolculukların uğrak yerlerinden birisidir.Çam ve zeytin ağaçları ile kaplı Prens adasında kral mezarları ve Kaunos kalıntılarıda göze çarpar.

fethiye yassica

Cleopatra Hamamı

Burada bir bölümü sular altında kalmış bizans manastırı`nın kalıntıları görülür.hamam Koyun yakınındaki Yavansu`dan yarım saatlik yürüyüşle tepeye varılınca antik kent Lydae kalıntıları göze çarpar.

Yassıca Adaları

İrili ufaklı beş adadan oluşan Yassıca adaları,günü birlik turlarda teknelerin en uzun kaldıkları yerdir.Güney-Kuzey yönünde uzanan adaların,kuzey ucunda yüzmeye son derece elverişli  sığ bir denizi ve incekum`dan oluşan bir sahili vardır.Yassıcalar`ın güney ucunda bölgedeki özel mülkiyete sahip tek ada olan zeytin adası bulunur.

Fethiye kleopatra hamamı

Kızıl Ada

Gün batarken taş ve toprağın renginin kızıla dönmesi nedeni ile adına Kızıl ada denilen bu adanın güney ucunda deniz trafiğine yön veren deniz feneri bulunur.Adada yapı olarak sadece fener bekçisinin evi avrdır.Kızıl ada`nın doğu kıyısı dalgalardan etlilenmediği için bu kıyıda yüzmeye ve demirlemeye elverişli geniş bir sahili vardır.Kızıl ada`nın güneybatısında Deliktaş adaları vardır.Bu adalar dalış yapmak ve balık avlamak için son derece elverişli yerlerdir.

Fethiye`de Gezilecek Yerler

06 Kasım 2008 Yazan admin  
Kategori Fethiye Gezi

 Fethiye af kule

Fethiye`de gezilecek yerler bitmez gibi gelir insana öyleki heryere bir günümüzü ayırsak uzun bir tatil planı yapmamız gerekir.Şimdi bu yerleri tanıyalım

Af Kule

Özellikle dalış yapanların tercih ettikleri Af Kule,tertemiz denizi ve doğal yapısı ile bakirliğini koruyabilen nadir yerlerden birisidir.Kısık Koyu`nun batısında bulunan Af Kule`ye gitmek için,Ölüdeniz`den kalkan teknelere binmeniz yada bir araç kiralamanız gerekir.

kayaköy

Kayaköy

Eski adı Levissi olan Kayakö,Likyalılar döneminde  Karmilassos`un karşısındaki tepenin eteklerinde kurulmuş olan bir yerleşim bölgesidir.Türk ve Yunan hükümetleri arasında imzalanan Lozan anlaşması gereği yapılan nüfus değişimi sonucunda,Kayaköy`de yaşayan rum halkı ile Batı Trakya`da yaşayan Türk halkı karşılıklı olarak yer değiştirmişlerdir.Mübadeleden Önce Rum nüfusunun yaşadığı bu evler,koruma altına alındıkları için yerleşime kapalı tutulmuş,bu nedenlede terk edilmiş bir görünüme bürünmüştür.Antik yaşamı boyunca çevresindeki köylere dostluk ve kardeşlik ilişkileri kurarak varlığını sürdüren bu köy,günümüzde Türk Yunanilişkilerinde dostluk ve barışın simgesi haline gelmiştir.Alt katları kiler oalrak kullanılan ve her biri 50 m2 civarında olan Kayaköy evlerinin en belirgin özelliklerinden biride birbirinin manzarasını kapatmaması ve ışığını kesmemesidir.İkişer katlı olan bu taş evlerin giriş katlarında yağmur sularının toplandığı yeraltı sarnıçları vardır.Kayaköy`de tarihi kalıntılar olarak herbiri 60 cm kalınlığında taş duvardan yapılma 2000 tane ev ve çok sayıda şapel,iki büyük kilise,bir okul ve gümrük binası bulunmaktadır.Kayaköy`de kökboyası tekniği ile elde edilmiş özgün renklerle yapılan Kaya Halıları ve burada yetiştirilen üzümlerden yapılmış şarapların sunulduğu şarap evlerinin ürünlerini görmek ve satın almakta mümkündür.Çok sayıda restoran ve eğlence yerinin bulunduğu kayaköyde özellikle kendin pişir kendin ye tarzındaki mangal başı eğlenceleri dikkat çeker.Kayaköye ulaşım oldukça kolaydır.Şehir merkezindeki Yeni cami arkasından kalkanher yarım saatte bir kalkan dolmuş ve minibüsler gece 23.00`e kadar seferlerine devam etmektedir.

Hisarönü

Fethiye`den Ölüdenize giderken dik rampanın sonunda Ovacık ve Hisarönü sizi karşılar.Yaz akşamlarının serin sığınağı olan Hisarönü,Fethiye`den daha serin ve nem oranı daha düşük olduğu için bir eğlence ve yerleşim merkezi haline gelmiştir.Eğlence mekanları,Alışveriş yerleri ve restoranların bolca bulunduğu bu yerde canınız hiç sıkılmaz.

tlos

Tlos

Tlos Agora`sına giriş çıkışları sağlayan taş kemerden yapılmış kapılardan geçip kemerli yollardan ilerlediğiniz zaman mükemmel bir yapıya sahip olan Roma hamamlarına rastlarsınız.Alttan ısıtmalı olan bu hamamın giriş kısmında soyunma odası bulunurdu.Sıcak odada terleyen ziyaretçiler,yıkanıp kurulandıktan sonra dinlenme odalarına çekilirler orada sedirlerine uzanıp şarap yada şerbetlerini içerlerdi.Termal su kullanılan hamamda sıcak ve soğuk su girişleri bulunmaktaydı.Tlos`daki en önemli bir yapıda şehrin amfitiyatrosudur.Amfitiyatroda seyirci ve sahneyi ayıran bir koruma duvarlarının olmaması,bu tiyatronun sadece konser ve gösteri amacı ile kullanıldığını göstermektedir.Giriş çıkışların çabuk yapılması için geniş kapıları bulunan amfitiyatro,aynı zamanda çok güzel akustik bir yapıya sahiptir.Sahnedeki taşlar arasında çift başlı kartal kabartması ve çeşitli mimikler ifade eden insan kabartmaları vardır.

Yakapark

Yaka Park

Tlos Antik kenti`nden bir km daha yukarı çıkacak olursanız doğal su kaynaklarının inasn eli ile bir sanat eserine dönüştürüldüğü Yaka Park`a rastlarsınız.Asırlık çınar ağaçları arasında kurulmuş olan yer sofralarında doğal ortamda pişen saç ekmeği,tereyağı bal zeytin,köy yumurtası ve köy peynirinden oluşan sabah kahvaltısının dayanılmaz tadına varmak isteyenler için ideal bir yerdir Yaka Park.Gezi guruplarınında mola yeri olan Yaka Park`ta Öğlen yada Akşam tereyeağında kızarmış taze alabalığında tadına bakabilirsiniz.Odun ateşi üstündeki saçta gözleme yapan köy kadınları,masalar arasında dolaşarak ötüşen horoz ve tavuklar bir kanalet içinde yüzen ve sevilmek istenen alabalıklar,yaratıcılığın güzel örnekleri olarak ilgi çeker,Yaka Park`a ulaşım özel araçla yada bölgeye tur düzenleyen seyahat acentaları ile sağlanabilir.

saklıkent

SaklıKent

Ak dağ`ın eteklerinde bulunan ve kelimenin tam anlamı ile doğa harikası olan saklıket kanyonu`na Fethiye-Antalya karayolu üzerinde bulunan Kemer Beldesi`nden sağa dönüp21 km ilerlerseniz ulaşmış olursunuz.Saklıkent`in en önemli özelliği binlerce yıl evvel jeolojik bir çatlama ile oluştuğu tahmin edilen kanyonun burada bulunmasıdır.Jeolojik çatlama sonucunda Saklıkent`i kanatları altına alan dağ ikiye ayrılmış ve bugünkü saklıkent Vadisini oluşturmuştur.Ortalama 200 metre yükseklikte olan bu vadinin genişlği 20 ila 30 metre arasında değişir,Tbanı normal dere yatağından farklı olarak sarp kayalarla ve büyük taşlarla kaplı olduğu için kanyon içinde yürümek oldukça güçtür.Saklıkent kanyonu`na girdikten sonra müthiş bir çağıltı ile akan Karaçay`ın sesini duyarsınız.Kayalara tutturulmuş demir iskele üzerine döşenen tahta korkuluk üzerinde yürüyerek kayaların altından fışkırna temiz su kaynağına ulaşırsınız.İsteyenler buradan karşıya geçip kanyonun derinliklerine kadar ilerleyebilirler.Güneş ışınlarının giremiyeceği kadar dar ve yüksek olan kanyoni18 km kadar ileri doğru devam eder.Suyun dibi çakıllı ve taşlı olduğu için,kanyonu yürümek isteyenlerin yanlarında lastik yada bez ayakkabı bulundurmaları gerekir.Tatlı bir çığıltı ile dökülen suları burada bulunan restoranlarda gözleme yada balık yiyerek izleyebileceğiniz gibi,köprüyü geçip ileriye gittiğiniz zaman,gizli cennetlerlede kaşılaşabilirsiniz.Gizli cennet denilen bu yerde suların içinde bulunan ördeklere yiyecek atabilir,çoşkun suların üzerine kurulmuş olan  ve üzerlerinde yörenin kilim ve yastıkları serili olan divanlarda oturabilir,bir demli çay yada Türk Kahvesi içerek günün yorgunluğunu üzerinizden atabilirsiniz.Ayaklarınız buz gibi suyun içinde serinlerken,karnınızı ızgara veya tavalarda kızaran balıklarla doyurabilirsiniz.Saklıkent`e ister özel aracınızla ister Fethiye`nin merkezinden kalkan dolmuşlarla,isterseniz seyahat acentalarının düzenlediği turlarla gidebilirsiniz.Saklıket yolu üzerinde bir çok gözleme ve ayran servisi yapan yerler ve restoranlar ile nar ekşisi, zeytinyağı ve mevsimine göre meyve satan yerlerde vardır.

Ören Köyü

Fethiye`nin kuzey batısında bulunan ve fethiye şehir merkezine 45 km mesafede oaln ören köyü tabiat ve tarihi kalıntılarla başbaşa bir gün yaşamak isteyenler için ideal bir tatil ve piknik yeridir.Ören`den 19 km daha ileriye doğru gittiğiniz zaman,Akdağları`ın vadisinde  bulunan Ören Şelalesi ve eşsiz doğal güzellikleri içerisinde Ören Kanyonu`nun doyumsuz manzarasını görürsünüz.Ören Çayı kıyısında bulunan çok sayıda  alabalık çiftlikleri ve doğayla uyum içerisinde bulunan alabalık restoranlarında gönlünüzce dinlenebilir,tavada yada mangalda kızartılmış alabalığın tadına bakma şansına sahip olabilirsiniz.Ören Köyü`ne Fethiye Şehir Merkezi`ndeki eski garajdan kalkan dolmuşlarla gidebileceğiniz gibiaraba kiralıyarak veya seyahat acentalarinin düzenlediği gezi turlarına katılarak gidebilirsiniz.

araksa harabeleri

Araksa Harabeleri

Araksa,Xsantos yakınlarında bulunan ve Ören köyü sınırları içerisinde yer alan antik bir kenttir.Fethiye şehir merkezine 40 km mesafede olan bu antik kentte Kemer beldesinin içinden geçerek ulaşabilirsiniz,Araksa harabeleri arasında bizans dönemi`nden kalma sur duvarları,hamam,su kemerleri,amfitiyatro ve likyalılardan kalma kaya mezarları vardır.

Alaçat

Fethiye mimarisinin kordunduğu bakir yerlerden biriside Alaçat köyü`dür.Köyde yüzlerce yıldır ayakta durmayı başarabilmiş binalara rastlamak mümkündür.Yöre mimarisini en güzel şekilde yansıtan bu köydeki bakir güzelik ve tarihi binalar görülmeye  değer yerler arasındadır.Fethiye mimarisinin bir başka örneğinide Amfitiyatro,Paspatur çarşısı ve çarşı caddesinin güney kesiminde rastlamak mümkündür.Farklı tarzları ile kendini gösteren eski  Fethiye evleri,Yılların yorgunluğuna rağmen tarihi kalıntılar arasında bizleri selamlamaktadır.

fethiye uzumlu

Yeşil Üzümlü

Zümrüt rengi yeşile sahip olan Üzümlü,bu özelliğinden dolayı Yeşil Üzümlü olarak anılır.Adında anlaşılacağı gibi bütün çevre yemyeşil bitki ve ağaçlarla kaplıdır.Yeşil rengin her tonuna rastlayabileceğiniz Üzümlü ovası,fethiyenin önemli ovaları arasında yerini alır.Fethiye`den serin olması ve şehir merkezine yakınlığı ile yaz aylarında konaklama amacı ile tercih edilen yerler arasındadır..Özellikle yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelen üzümlü,Dastar adı verilen dokumacılık alanındada adını duyuran önemli yerleşim yerlerinden birisidir.Fethiye`ye 18 km uzaklıkta olan Üzümlüye şehir merkezindeki eski garajdan kalkan minibüs ve Üzümlü belediyesi otobüsleri ile gidebilirsiniz.

Cadianda

Likya döneminde çok canlı ve zengin yerleşim yeri olan Kadyanda (Cadianda) antik şehri,Karya ile Likya bölgeleri arasında yer alır.Buradaki tarihi kalıntılara ulaşmak için üzümlü kasabasının 5 km kuzeydoğu istikametindeki dik bir yolu izlemeniz gerekir.Likya dilinde Kadawanti olarak bilinen kadyanda`nın tarihi M.Ö 5. yüzyıla kadar uzanır.Geniş bir alanı kaplayan kalıntılar şehrin roma imparatorluğu dönemindeki ihtişamını göstermesi bakımından önemlidir.İri taşlardan oluşan mezarlar,tepedeki beş basamaklı tapınak,agora bugün bile su tutabile sarnıçla,başarılı olan sporculara ait heykel kaideleri,iri taş bloklardan oluşan ve şehri çeviren sur kalıntıları ve şehrin eski görkemini yansıtan tiyatro,Kadyanda`da görülebilecek başlıca yapıla arasında yerini alır.Ayrıca harabelerden 1.5 km uzaklıktaki dönemecin karşısından orman içine 450 mt yüründüğü zamanbüyük kaya bloklarına oyulmuş ev tipi mezarlara ve M.Ö 400 yüzyıla ait kabartmalı ayrı bir mezarada rastlanır.Cadianda`ya ya özel aracınızla yada kiraladığınız bir araçla yada bölgeye tur düzenleyen seyahat acentaları ile gidebilirsiniz.

fethiye

SIDYMA

Fethiye-Kaş karayolu üzerinde bulunan eşen beldesini  geçer geçmez,trafik levhalarının gösterdiği istikamete doğru dönüp ana yoldan 12 km kadar içeri giderseniz Kragos Dağ`ının yamaçlarına kurulmuş Sidyma antik şehri`ne ulaşmış olursunuz.Dodurga köyü`nün yakınlarında olan ve fethiyeye 55 km meseafede bulunan sidyma da diğer  likya kentleri gibi yüksek bir tepede kurulmuştur.Kalıntıların çoğu roma dönemine ait olan sidyma,Roma döneminde büyük gelime göstermiştir.Dodurga köyü`nün bitişiğinde bulunan antik kente giderken ilk olarak kaya mezarlarını görürsünüz.Agorasında çeşitli antik sütunalr bulunan sidymanın oturma basamaklarından 6-7 tanesi belli olan küçük amfitiyatrosu,sarnıçları,imparatorlara ve artemis`e adanmış olan ve çok az kısmı ayakta durmayı başaran hamam kalıntıları,köyün kuzey kısmında kalan Likya anıt mezarları ve dodurga köyünün tarlalarına kadar uzanmış olan çok sayıda ve değişik biçimlerde gösterişli lahit mezarları vardır.Sidyma`ya özel aracınızla gidebileceğiniz gibi fethiye eski garajından kalkan minibüslerlede ulaşabilirsiniz.

fethiye letoon

Letoon

Fethiye-Kaş istikametinde bulunan eşen kasabası`nı geçtikten sonra 10 km daha ilerlerseniz kumlu kova köyü`ne ulaşırsınız.Kumlukova`dan sağa dönüp bir km daha ilerlerseniz,letoon harabeleri`nin şaşırtıcı güzelliği karşılar sizi.Fethiye`ye 55 km uzaklıktaki letoon ,Apollon ve artemis`in annesi Leto adına kurulumuş bir şehirdir.Likya federe birliği`nin dinsel merkezi konumunda olan bu antik kent,tanrıça leto ve çocukları apollo ve artemise adanmış olan üç tapınağı ile ünlüdür.Bunlardan batı tarafında olan ve en başta bulunan tapınak,tanrıça leto`ya aittir.Bu tapınak M.Ö 5.yüzyılın sonuna kadar Kral Arbinas`ın girişimi ile inşaa edilmiştir.Diğer ikisi Apollo ve Artemis`e aittir.Arkeleoji kazıları 1962 yılından buyana sürdürülen Letoon`da bölgenin erken hiristiyanlık dönemine ait kiliseleride ortaya çıkarılmıştır.Buluntular şehrin tarihinin M.Ö 8.yüzyıla kadar gittiğini göstermiştir.Letoon şehrindeki amfitiyatro Hellenistik döneme aittir.Letoon hakkında şair Ovidius tarafından anlatılan mitolojik hikaye aynen şöyledir.TanrıZeus,tanrıça let`ya aşık olur ve birlikte aşk yaşarlar.Bu olay tanrıça Hera`yı çok kızdırır.Tanrıça hera bu kızgınlıkla letoyu kovalamaya başlar.Kovalana kovalana Delos`a gelen Leto,burada Apollo ve Artemis`i doğurur.Sonra Xsantos nehrinin denze döküldüğü  yere kadar gelir ve çocuklarını nehir kaynağında yıkamak ister.Yöre halkı buna izin vermeyince Leto,Çocuklarımın  yıkanmalarına izin vermeyenlerin hepsi kurbağa olsun diye beddua eder.Ona engel olanalr bir anda kurbaya dönüşür.İlginç efsane ve tarihi kalıntılara sahip olan letoon`a gitmek için Fethiye`den hareket eden kumluova dolmuşlarına binebilir yada tur düzenleyen firmalarla ulaşabilirsiniz.

fethiye xanthos

Xsantos

Likya`nın en büyük şehri olması münasabeti ile daima saldırı ve istilaya açık olan xantos,Fethiy-Kaş karayolu üzerinde ve fethiyeye 55 km mesafede yer almaktadır.Xsantos harabelerine varmak için Kınık Köyü`nün içinden geçip 500 metre daha ilerlemeniz gerekir.Likya  Birliği`nin başkenti olan Xsantos`un kuruluşu,M.Ö 1200 lü yılına kadar dayanmaktadır.Likyalılar başlarında Xsantos`lu komutan Sarpedon olduğu halde,M.Ö 1200 Yılında yapılan Truva savaşı`na katılmışlardır.Herodot Likyalıların M.Ö .545 Yılında Pers komutan Harpagos`a karşı verdiği savaşı överek anlatır.Bu savaşta Xsantos`luların tamamı yiğitçe savaşarak ölmüşlerdir.Savaş sırasında şehirde olamayan xsantoslular,savaştan sonra şehirlerine giderek Xsanto`u yeniden kurmuşlardır.M.Ö.475-450 Yılları arasında bir yangın felaketi ile karşılaşan ve baştan başa yanan Xsanthos M.Ö.333 de  Büyük iskender`in M.Ö 309 da Ptolemaislerin daha sonra Suriye Kralı III..Antiokhos`un eline geçmiş M.Ö.II Yüzyıldada Likya birliği`nin başkenti olmuştur.Roma döneminde M.Ö 42 Yılında Brutus,Xsanthos`u işgal etmiş,Likya Akropolünü yerle bir ederek,Xsanthos`luları kılıçtan geçirmiş,Xsanthos`lular genede Brutus`a teslim olmamak için topluca intihar etmişlerdir.Brutus`dan sonra gelen Marcus Antoinus şehri yeni baştan imar etmiştir.Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan Xsanthos`ta romalılar tarafından inşaa edilen bir tiyatro,Hristiyanlık dönemine ait bir kilise ve Hellenistik Devir`de inşaa edilmiş bir şehir kapısı görülmektedir.Yolun sonundada  şehre büyük katkıları olan Roma imparatoru Vespasianus`un anısına yapılmış olan kapının kalıntıları bulunmaktadır.Biraz ilerleyince  Likya Akropolüne ulaşılmaktadır.Xsanthos`a gitmek için Fethiye`den Kaş istikametine giden  otobüslere binebileceğiniz gibi her 20 dakikada bir Kınık`a hareket eden minibüslerede binebilirsiniz.

fethiye pınara

Pınara

Pınara antik kenti  Fethiye - Kalkan yolu üzerinde Ak dağın eteklerinde kurulmuş olan Minare köyünün hemen yukarısındadır.Minare köyünün  girişinden sonra dik rampaya  çıkarsanız Likya medeniyetinin en büyük kenti olan Pınara antik kentine ulaşırsınız.Bölgedeki ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer olan pınara,tanrıça afrodite adana ilginç mimrai özellikteki tapınağı ile dikkat çeker.Güvercin yuvası şeklinde yapılmış olan halk mezarları ise Pınarayı eşsiz kılar.Likya Federasyo`nunda bir çok güçlü kent arasında yer alan pınara`nın tarihi Truvalılara kadar uzanır.Truva savaşı`nda Pınara`lı okçu Pandoras`tan bahsedilir.Şehir Xsanthos`lu kolonistçiler tarafından kurulmuştur.Büyük iskendere direnmeden kapılarını açan Pınara,İskenderin ölümünden sonra Bergama Krallığına bağlanmış daha sonrada roma şehri olmuştur.Bu  dönemde canlanmış ve yeniden imar edilmiştir.Ancak M.S 141 ve 240 yıllarındaki depremlerde çok zarar görmüştür.Pınarada roma döneminden kaldığı sanılan Afrodit tapınağı,ev tipi kaya mezarlar,Yunan stili yapılmış olan Amfitiyatro ve buranın batısında yer alann Likya Lahiti bunun yanında yüksek yerlerde yapılmış olan gösterişli mezarlar görülebilecek başlıca kalıntılar arasında yer alır.Pınaraya özel aracınız ile yada düzenlenen turlarla gidebilirsiniz.

Daidalos Kaya Mezarları

Fethiyeye 22 km uzaklıktaki inlice köyü yakınlarında bulunan ve kayalara oyularak yapılan mezarlardan oluşan bu antik yer Daidalos zamanında yapıldığı söylenen bir mezar kalıntısı ile ünlüdür.İnlice çevresinde Daidalos anıtı denilen mezardan  yukarı doğru gidince Daidala antik kenti`ni işaret eden bir çok kalıntı ve kaya mezarlarının  olduğunu görürsünüz.Daidalos kenti`nin ilginç bir efsanesi vardır.Bu efsaneye göre Daidalos`un Oğlu İkanos ünlü bir avcıymış,Birgün babasından avladığı büyük bir şahinin tüyünden kendisi için iki kanat yapmasını istemiş,Babasıda uçma sırasında rehberlik etmek amacı ile kendisinede bir çift kanat yapmış.Birlikte Daidala`da yüksek bir uçurumdan  havalanmışlar.Fethiye körfezi ve inlice ovası üzerinde uçmuşlar.Bu sırada İkanos babasının söylediği yükseklerde uçma kızgın güneş yakar öğüdünü unutup güneşe yakın olmak amacı ile yükseklere çıkmış.Güneşin sıcaklığı altında kanatları tutan sakız ve balmumu eriyince kanat tüyleri tek tek dökülmüş,İkanos`ta mavi sulara düşmüş.efsanesi ile ünlü bu yere gelmek için  inlice köyü`ne gelmeniz yada gezi amaçlı turlara katılmanız gerekir.

Fethiye Plajları

06 Kasım 2008 Yazan admin  
Kategori Fethiye Plajlar

fethiye belceğiz

Belceğiz Plajı

Ovacık ve Hisarönü bölgelerini geçtikten sonra dağların arasından sizi sürpriz bir şekilde Belceğiz Plajı karşılar.Masmavi bir denizin,duru ve beyaz köpüklü dalgaları ile kumsalı tatlı tatlı yaladığı bu güzel manzaraya hayran kalmamak mümkün değildir.Yemyeşil çam ormanları ile kaplı bu cennet köşede,yılın sekiz ayı denize rahatlıkla girilebilmektedir.Ölüdeniz`den kalkıp adalara ve değişik koylara uğrayan teknelerin demir aldığı ve bu turlar için hareket ettiği yer olması da Belceğiz Plajı`na ayrı bir önem ve güzellik katmaktadır.

fethiye gemiler koyu

Gemiler Plajı Koyu

Çam ve zeytin ağaçları ile çevrili güzel kumsalı ile sadece gezi teknelerinin değil,kara yolu ile fethiyede hisarönü kayaköy üzerinden gelen piknikçilerinde uğradıkları son derece güzel bir dinlenme yeridir.Gemiler Plajı koyu çevresinde bulunan Soğuk su,Kısık Koyu ve Mağarası ile,Kısık Koyu`nun batısındaki Af Kale yörede bulunan gezi yerleri arasında yer alır.Gemiler Koyunun hemen karşısında bulunan St.Nicholas adası XIII yüzyılın sonlarına kadar Bizanslıların elinde kalmış daha sonrada şovalyelerin eline geçmiştir.Adada,Kilise,Manastır,Şapel gibi dini yapıların kalıntıları vardır.Adanın deniz kıyısında sarnıç,tepe bölümünde ise saray kalıntıları bulunmaktadır.Saray ile aşağı kilise arasında yer alan 500 metre uzunluğundaki tünelin bazı kısımları yıkık durumdadır.Tünel içerisinde bulunan 17 durağın,İsa`nın çarmıha gerilmeye götürüldüğü zaman 17 defa dinlenmesini temsil ettiği söylenmektedir.Adanın üzerinde bulunan tarihi kalıntıların bir kısmıda sular altındadır.

fethiye katrancı plajı

Katrancı Plajı Koyu

Katrancı plajı Fethiye`ye 17 km uzaklıkta denizi ve ince kumlu plajı ile eşsiz güzellikte bir koydur.Tepelerini kızılçam,okaliptus ve kıbrıs akasyaları kaplamıştır.Koy bir zamanlar gölgesinde büyük kazanlar içerisinde katranlar kaynatıldığı için bu isimle anılmaktadır.Bu koy,çadırla konaklamak isteyenlere için elverişli bir kamp yeridir.Mayıs ayından ekim ayının sonuna kadar hizmet veren 250 çadırlık alanda,duş,tuvalet,çardak,bar ve bulaşıkhane vardır.Katrancının kıyı şeridindeki patika yoldan tepeyi aşarsanız Kızlar Koyu`na ulaşırsınız.Etrafı çam ormanalrı ile kaplı olan Kızlar Koyu,çok sessiz sakin bir koydur.Tepedeki çardaktan,koyun bütün güzelliklerini  seyredebilirsiniz.Katrancıya gidebilmek için Fethiye ile Katrancı arasında sefer yapan minibüslere binmeniz yeterlidir.

fethiye günlüklü plajı

Günlüklü Plajı Koyu

Fethiye Muğla karayolu üzerinde yer alan ve Fethiye`ye 19 km uzaklıkta olan bir plajdır.Anayoldan bir km içeride olan bu koy,dünyada eşine az rastlanan güzel kokulu Sığla(Günlük) ağaçları ile kaplıdır.Ağaçların sıklığından gökyüzünü bile görmek mümkün değildir.Çadır Kampı  yapmak isteyenler için ideal bir tatil yeridir.Günlüklü`ye gitmek için Fethiye`den kalkan minibüslere binmeniz yeterlidir.

fethiye boncuklu plajı

 Boncuklu Koyu

Fethiye`den kıyı boyunca dar ve kıvrımlı yollardan geçilerek gidilen Boncuklu Plajı,dinlenmek,eğlenmek ve yüzmek isteyenler için ideal bir yerdir.Yarımadanın burnunu dolaşan yol,Kalemiye Koyu`na bitişik olan Boncuklu koyu yer alır.Boncuklu Koyu su sporları için ideal bir yerdir.

fethiyede

Kuleli Plajı Koyu

Kuleli ve Turunç Pınarı Koyları Kalemiye Koyu`nun batısında yer alır.Turunç pınarı koyunun tepeleri turunç ağaçları ile kaplıdır.Bu koyda tatlı su pınarıda vardır,Her iki koyda denizi,ormanı,plajı ve şehir gürültüsünden uzak sakinliği ile ideal günübirlik tatil yeridir.Turunç pınarı koyu`na deniz üzerinden ulaşılır.Bu koy mavi yolculuk ve deniz gezileri teknelerinin uğrak yeridir.Oyuktepe koyları Fethiyeye yakın oldukları için fethiyeli ve tatilcilerin öncelikle tercih ettiği yerler arasındadır.

Oyuktepe Yarımadası

Fethiye`den batı yönüne gidince birbirinden güzel koylar karşılar sizi.Bu koylardan biriside Oyuktepe Yarımadası`dır.Oyuktepe Yarımadası`na otomobille gidilebileceği gibi,spor yapmak isteyenler yürüyerek gidebilir..Yarımada`nın her tarafı çam ağacı ile kaplı olduğu için,burada mis gibi çam kokusunu ciğerlerinize doldurabilirsiniz.Karagözler mahallesi`ni geçtikten sonra sağ tarafa dönüp deniz kıyısını takip ederseniz,önce Aksazlar koyu`na daha sonrada Samanlık koyu`na varabilirsiniz.

Fethiye

05 Kasım 2008 Yazan admin  
Kategori Fethiye Tarihçe

Ege denizi ile Akdeniz`in arasında yer alan ve yurdumuzun güneybatısında bulunan fethiye,ülkemizin geç keşfedilen ama doğal yapısı bozulmadan hızla gelişen bir turizm merkezi olmuştur.Özellikle son yedi yıl içerisinde yapına yatırımlarla son derece modern bir görünüm kazanan fethiye,altyapısının tamamladığı,sosyal ve kültürel aktivitelerin yoğun olarak yaşandığı bir ilçe konumuna gelmiştir.

fethiye

Fethiye Körfezi açık deniz rüzgarlarına karşı korunak durumunda olan bir sürü irili ufaklı adalar sayesinde insana tadına doyum olmaz güzellikte bir manzara sunar.Körfezin kuzeyindeki yamaçlar ise dört mevsim yeşilliğini koruyan çam ağaçları ile kaplıdır.Mavi ile yeşilin birbirini kucakladığı bu manzara,insanı hayal alemine sürükler.

Fethiyede Hayat-Gezilecek Yerler

Fethiye balık pazarında bulunan restoranlardan birinde aileniz veya arkadaşlarınız ile birlikte unutulmaz lezzette bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.Ege ve Akdeniz `de bulunan bütün balık çeşitlerini taptaze bir şekilde bulabileceğiniz balık pazarı,tertemiz mermer tezgahlar üzerinde satışa sunulan balıklar ile sizleri beklemektedir.Balık tezgahlarından seçtiğiniz balıkları bu restoranlarda hazırlatabilir ve ince ruhlu saz ekibi eşliğinde unutulmaz bir akşam geçirirsiniz,Tabii böyle bir yemek için önceden yert ayırtmanızda fayda var.
Türk hamamlarının namına diyecek yok işte fethiyede bu keyfe değer bir yer tavsiye ediyoruz.Tarihi paspatur hamamı.Paspatur`da bulunan bu hamamın yapılış tarihi 1891 dir.430 metrelik bir alana kurulmuş olan bu hamam kadınalr ve erkekler bölümü olarak iki bölüme ayrılmıştır.Altı adet kemer üzerine oturtulmuş 14 kubbeden ibret olan bu hamamı, meraklılarına tavsiye ederiz.
Alışverişi sevenlere ise fethiye`nin merkezinde bulunan paspatur çarsını öneriyoruz.Kuyumculardan hediyelik eşyacılara,konfeksiyonculardan halıcılara,baharatçılara,restoran cafe ve barlara kadar bir çok eğlence ve alışveriş merkezini bünyesinde bulunduran paspatur çarşısı özellikler yaz aylarında cıcıl cıvıl bir görüntüye bürünür.Yaz akşamlarının zevkle gezilen mekanı olan Paspatur Çarşısı`nın suyundan içenin kolay kolay fethiyeden kopamıyacaklarına inanılır.
Salı günleri kurulduğu için halk arasında salı pazarı olarak bilinen pazaryeri,Salı günleri genel esnafın,Cuma günleri de üretici esnafın ürünlerini sattıkları güzel bir yerdir.Salı günleri taze meyve ve sebzelerin yanı sıra hertürlü giyim ürünlerinin bulunduğu salı pazarı,kaliteli ucuz alışveriş  yapmak isteyen yerli ve yabancı turistlerle,Fethiye halkının ihtiyaçlarını karşıladığı büyük bir yerdir.Burada yörenin meşhur gözlemelerini sıcacık bir çay yada bir ayran eşliğinde tadabilirsiniz.

Fethiye Ölüdeniz

05 Kasım 2008 Yazan admin  
Kategori Fethiye Ölüdeniz

 fethiye ölüdeniz

Açık deniz dalgalarına kapalı olduğu için çarşaf gibi dümdüz bir denize sahip olan ve bu nedenle de Ölüdeniz adıyla anılan yurdumuzun bu cennet köşesi,ülkemizin dünyada en çok tanınan tatil beldelerinden birisidir.Fethiye`ye 15 km mesafede olan Ölüdeniz`e çam ağaçları ile kaplı,inişli çıkışlı yollardan varılır.

Ölüdeniz yokuşunda aşağı inerken sizi ilk olarak Belceğiz Plajı karşılar.Belceğiz plajında sağa doğru yürüdüğünüz zaman dünyanın en güzel lagünlerinden birisi olan Ölüdeniz lagünü büyüleyici güzelliği ile karşınıza çıkar.Lagünün açık denizle bağlantısını sağlayan kumburnu boğazının genişliği 50 metre derinliği ise 8-9 metre civarındadır.Dibi beyaz kumla örtülü olan ölüdeniz`de deniz suyu turkuaz mavisi rengindedir ve buraa yosuna rastlamak mümkün değildir.

Her mevsimde sürekli olarak ulaşımın sağlandığı ölüdeniz`e turizm sezonunda teknelerlede gitmek mümkündür.Fethiye şehir merkezinde yeni camii arkasında bulunan duraktan her on dakikada bir kalkan dolmuşlar,karşılıklı olarak gece yarısına kadar seferlerini sürdürürler.

Sahile uzanıp gökyüzünün maviliklerinden süzülüp gelen yamaç paraşütçülerini izleme zevkinide yaşayacağınız ölüdeniz dünyanın en önemli yamaç paraşütü merkezi konumunda olan babadağ`ın eteklerinde kurulmuştur.Çok sayıda bitki çeşidinede sahip olan babadağ 1950 metre yüksekliktedir.Sıcak hava akımlarının  yardımı ile havalanan yamaç paraşütçüleri havada yaklaşık bir saat kaldıktan sonra ölüdeniz`in sıcak kumlarına iniş yaparlar.

Fethiye ölüdeniz otelleri, fethiye`nin diğer yerlerinde bulunan oteller`den fiyat olarak biraz farkediyor ama ölüdeniz`de tatil keyfi bu bedele değer.Bölgede az sayıda bulunan pansiyonlar ise fiyat olarak daha makul ölçülerde hizmet vermektedir.Fethiye tatil köyleri ise bu bölge ve civarında toplanmıştır.Bu tesisler hakkında bilgi sahibi olmak için tur firmalarından yararlanabilirsiniz.

Fethiye Çalış PLajı

05 Kasım 2008 Yazan admin  
Kategori Fethiye

Fethiye şehir merkezine 5 km uzaklıkta olan çalış plajı,fethiye merkezinde denize girilen ve üzerinde bir çok turistik tesisi barındıran şirin bir yerdir.Gündüz denize girmenin,akşam üzeride adaların üzerinden batan güneşin muhteşem görüntüsünü seyretmenin zevkini tatmak isteyenler için muhteşem bir yerdir.Gün batımı eşliğinde,yemeklerini yiyerek romantik bir ortamda yorgunluğunu atmak isteyenlerin sık sık ziyaret ettiği çalış plajı,ucsuz bucaksız görünümlü kumsalı ve kumsal boyunca sıralanmış çok sayıda alışveriş ve konaklama tesisleri ile ziyaretçileri kendine hayran bırakacak güzellikte olan bir tatil yeridir.Plajı iyi rüzgar aldığı için sörf yapmayada elverişli olan çalış plajı sık sık sörf yapanların renkli görüntileri ile süslenir.

Fethiye Çalış Plajı

Şat burnunda minibüs son durağına kadar olan yerdeki alanın adıdır çalış.Oradan kuseye kadar uzanan Kargı Çayı`na kadar olan bölüme ise koca çalış denilmektedir.Çalış adının,Ahmet Gazi`nin Çalış sahiline yakın bir yerde yaptığı savaş sırasında,düşman saldırısı karşısında direnen yaşlı bir alperene Dayan baba,biraz daha çalış düşmanı yenmemize az kaldı şeklindeki sözünden kaynakladığı rivayet edilir.

Fethiye`den çalışa gitmek için deniz ve karayolu gibi iki farklı alternatif yoldan birini tercih edebilirsiniz.Fethiye körfezi`nden kalkan tekneler,yaz boyunca fethiye`den çalışa çalış`tanda fethiye`ye yolcu taşımaktadır.Ayrıca her beş on dakikada bir Yeni camii arkasından kalkan Çalış minibüsleride fethiye`den çalış`a geçmek mümkündür.Çalış ile fethiye arasında düzenli otobüs seferleride vardır.

Bölgenin up uzun sahilinde bir çok oteller,pansiyonlar ve apart oteller bulunmaktadır.Fiyatları yönünden hertürlü bütçeye uygun ekonomik tatil yapabileceğiniz çalış otelleri ve çalış pansiyonları, her yıl mart-nisan ayları döneminde  sezona başlamaktadırlar.

Türkiyede Caretta Caretta denilen deniz kaplumbağalarının yumurta bırakarak ürediği 17 plaj vardır.Çalış plajı bu 17 plajdan biridir.Gündüz denize dalarak kendini gizleyen  Caretta Caretta`lar,her yıl nisan ayının ortalarına doğru başlayıp,Kasım ayına kadar olan dönemde geceleri kumsala çıkarlar.Nisan ayının ortalarından itibaren iki ay boyunca kumsala yumurta bırakan Caretta Carettalar açısından bu iki aylık dönem,üremeleri için en uygun dönemdir.

Fethiye Tarihçe

05 Kasım 2008 Yazan admin  
Kategori Fethiye Tarihçe

Fethiye,nin antik çağlardaki adı likya dilinde ışık ülkesi anlamına gelen telmessos dur.Likya-karya sınırında bir kıyı kenti olan ve akdeniz kıyı şeridinde kurulan bu şirin ilçede yerleşim günümüze kadar kesintisiz olarak devam etmiştir.Telmessos antik şehrinin ss.suffixli ismi nedeni ile filolojik tespitlere dayanarak M.Ö 3binli yıllara kadar gittiğini söyleyebiliriz.Mitolojik bilgilere göre tanrı apollon,Troya savaşı başladığı dönemde Antenorun kızına sevdalanır.Çekingen ve utangaç olan kıza yaklaşmak için küçük ve sevimli köpek kılığına girer kız kendine alışınca da keendi kimliğine bürünerek sevişirler.Bir süre sonrada oğulları olur,Telmessos adı verilen çocugun adına likya sınırında bir kent kurulur ve apollon oğlunu bu kente bilici tayin eder.M.Ö V yüzyıla ait kent sikkelerinde adı likçe yazı ile talebehi okubab şehrin,antik yazar suidasın bu mitolojik öyküden troya savaşına kadar uzanan bir geçmişi olduğu anlaşılmaktadır.Tarihçi heredot un kehanet merkezi olarak belirttiği telmessos bu özelliğinden dolayı büyük bir üne sahipti.

fethiye

Strabos  telmessos kentinin yerini anlatırken daidaladan sonra likyada ki dağı kastediyorum onun yanındaki likya kasabasından sonra telmesosa ve limanı olan telmesise gelinir diyor.Antik araştırmacıların hepsi antik telmessos kentinin yerini bugünki fethiye olarak göstermektedir.Fethiye kenti içindeki bir çok antik kalıntıda bulunan telmessos yazılarıda bu durumu doğrulamaktadır.
Toprağının her metre karesinde bir tarihi eser bulunan fethiye`deki en önemli eserlerden biride fethiye kalesi`dir.Şehrin kuzeyindeki tepe üzerine kurulu kalenin Aziz John Şovalyeleri`ne ait olduğu ve ortaçağ`da yapıldığı sanılmaktadır.Kuzeyde kalan kale surlarının temel hizasında bazılarının Hellenistik,Bazılarınında Roma dönemine ait olduğu taş bloklar görülmektedir.Günümüze kadar kalabilmeyi başaran kalede belli belirsiz birkaç yazı ile,hangi tarihte yapıldığı belli olmayan birde sarnıç bulunmaktadır.

Gerek şehrin içerisinde gerekse çevresindeki yamaçlarda kayalara oyuılmuş yada lahit şekliden yapılmış pek çok mezar kalıntısı vardır.M.Ö 4.Yüzyılda doğal kayalara oyularak yapılan bu mezarlar fethiye`nin simgesi haline gelmiştir adeta.Bunların en görkemlisi Amyntas isimli kral için yapılan mezardır.Fethiyenin kuzey cephesindeki tepenin yamacına yapılmış olan bu mezara düzgün basamaklardan oluşan merdivenlerden çıkarak ulaşabilirsiniz.Şehir merkezindeki düz araziden ve denizden rahatlıkla görülen bu anıt mezar,kendisine yaklaşıldıkça heybeti ile insanı etkisi altına alır.Anıt mezarın solundaki kolonun orta kısmında M.Ö 4.Yüzyıl alfebesi ile Herpamias oğlu Amyntas yazılıdır.Ancak bu kişin kimliği tam olarak bilinmemektedir.Şehrin çeşitli yerlerinden birdenbire karşınıza çıkan çok sayıda lahit mezarlardan biri kaya mezarlarının altındaki sokakta diğeri ise hükümet konağının bahçesindedir.Bu lahit mezarlar M.Ö 340 yıllara aittir.Gotik stili kemerli kapağı bulunan bu lahit mezarlar iki katlıdır.Tersine çevrilmiş bir kayığı andıran lahit kapakları,sıraya dizilmiş asker figürleri ile süslüdür.

Tarihi geçmişi bakımından çevresinin yönetenlerin etkisinde kalmış olan fethiyede  Grekler,Persler,Romalılar,Selçuklular,Venedikliler ve Anadolu beyliklerinden olan menteşe beyliğinden sonra  Nihayetinde Osmanlı imparatorluğuna katılmıştır.Eski adı ile Makri olan kent türk dilinde Meğri olarak telaffuz edildiği için Meğri olarak değiştirilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devletinin toprakları paylaşılırken,Yunanistan lideri Venizelos bölgedeki rum nüfusunun çokluğu nedeni ile bölgenin yunanistana verilmesini istedi.İtalyanlar ise daha önce Londra antlaşması ile kendilerine bırakılan Antalya ve çevresini işgal ettikten sonra 11 Mayıs 1919 da Fethiye`yide işgal ettiler.Askerlerimizin yurdumuzu kurtarmak için verdiği destansı mücadeleden sonra 21 Haziran 1920 tarihinde Fethiye`den ayrılmak zorunda kaldılar.Kurtuluş savaşı boyunca büyük çarpışmalara rastlanmayan Fethiyede yaşanan en trajik olay,1923 yılında yapılan mübadele sonrası,Fethiye ve Levissi(Kayaköy)deki Rum nüfusun Yünanistan`a göçüdür.

1900 yılına doğru,Girit ve Trakyadan gelen nüfuslanan Meğri`nin adı 35.Osmanlı padişahı Mehmet Reşat Han tarafından yayınlanan bir ferman ve belediye meclisi tarafından 1914 yılında alınan bir kararla ilk türk hava şehidi olan Yüzbaşı fethi bey`in adına ithafen Fethiye Olarak değiştirilmiştir.